2 Mart 2009 Pazartesi

Fotoğraf Çekmek-2 (Işık Oyunları)

Birçoğumuzun derdi fotoğraf sanatını (sanat mıdır ayrı tartışma konusu) icra etmek değildir. Evimizde ürettiğimiz ürünlerin fotoğraflarını çekmek, yaptığımız el işi eserleri veya yemekleri fotoğraflamaktır. O yüzden makinemizin bütün teknik özelliklerini bilmek ve sonsuz bir kompozisyon bilgisine sahip olmaktansa fotoğrafı doğru bir şekilde çekmek önceliğimiz haline gelir. Bir önceki evde fotoğraf çekmek isimli yazıda makineyi sabitlememiz gerektiğini ve bunun sayesinde net fotoğraflar elde edeceğimizi elimden geldiğince anlatmaya çalışmıştım. Bu yazıda da ufak ışık oyunları ile fotoğrafımıza bir miktar yaratıcılık katmayı, bir miktar daha iyi sunum yapabileceğimizi anlatmaya çalışacağım.

Işık hakkında bilmemiz gereken birkaç noktayı iletmek isterim. Birçok internet sitesinde, fotoğraf dersi notlarında hatta kullanım kitapçıklarında da anlatılan ışığın yönleri cepheden gelen ışık, tepeden gelen ışık, yanal ışık, ters ışık ve alttan gelen ışıktır. Yanal ışık bizim en sevdiğimiz ışık türüdür diyebiliriz. Cisme üçüncü boyut etkisini verip doygunluk katar. Bu yüzden evimizde objeleri veya ürettiklerimizi çekerken cephe ışığı (cisime tam karşıdan, yani kamera tarafından gelen ışık -direkt flaş da dahil-) kullanmak yerine yandan veya yan tepeden, yan cepheden verilen ışıkları tercih etmemiz bizim faydamıza olacaktır. Deneme yanılma yolu ile zaten en doğrusunu bulacaksınız.

Evde olduğumuza göre, akşam vakti bir güneşimiz ve stüdyo ekipmanlarına yatıracak da fazladan paramız olmadığına göre kendi ışığını kendin üret sloganı ile yaratıcılık konuşturmaya burada başlıyoruz :) Örneklerle anlatmaya çalışayım.

Bu fotoğrafta küçük bir el feneri ve çakmakların arkasına takılan renkli ışıklardan kullandım. El fenerini çapraz bir açıdan gözlüğe tutarken zarlara karşıdan gelecek şekilde ışık verdim. Sonuçta tonlamalar bu şekilde ortaya çıktı.

Evimizde el feneri, masa lambası gibi ışık kaynaklarımız vardır mutlaka, fotoğraflarımızın arkasına koyup düz bir fon oluşturmak maksadıyla kırtasiyeden 25 kuruşa alabileceğimiz büyük fon kartonları da bir hayli işimizi görecektir. Tabii ki bazı fotoğraflarda fonda mutfağın veya süslediğimiz masanın görünmesini isteyebiliriz, o tamamen ayrı. Ancak evde yaptığımız bir kolyenin masa üstü yerine beyaz veya düz bir fonda sergilenmesi hem eserinizin fondan ayrılmasına hem de daha güzel sunulmasına imkan verir.

Peki ışıkla ilgili bu ufak notlar sadece ev içinde mi geçerlidir? Elbette ki hayır. Dışarıda da fotoğraf çekerken, insan çekerken veya mimari çekimler vs her türlü çekimlerde ışık kuralları aynen geçerlidir. Küçük bir ışık kaynağı ile tam yandan verilen ışık cismin yarısının aydınlık çıkmasını sağlarken güneş gibi ışık kaynakları gölgeler ve doygunluk sağlarlar.
Bu fotoğrafta tam yandan verilen ışık yüzün bir kısmının karanlıkta kalmasına sebep oldu ve bu portre ortaya çıktı.

Burada Ayça Hanım'ın ışık ile ilgili yazılmış yazısını bulacaksınız. Burada da Gebze Yüksek Teknoloji Enstitüsü'nün bülteninden ışık ile ilgili bir yazı. Yardımcı olabilir diye düşündüm. El feneri yardımıyla çekilmiş bir fotoğrafa küçük bir örnek daha vererek yazıya son veriyorum. Hepinize mini ev stüdyolarınızda iyi çekimler dilerim.

3 yorum:

Ayça dedi ki...

Bence faydalı olmuş. Ayrıca gayet açıklayıcı. Bir de ortadaki fotografı hangi ışıkla çektiğini yazmamın bir sakıncası var mı :D

Serhat dedi ki...

Elbette ki yok :)

Ayça dedi ki...

Evet herkese açıklıyoruuummm :)) Ortadaki portre, Kocatepe Camii'nin spot ışığıyla çekilmiştir efenim :) Bir dönem açık hava stüdyosu olarak kullandık Kocatepe Camii'yi...